Advertise with Googlier.com AKTOB https://aktob.org.tr Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Mon, 19 Oct 2026 14:41:01 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.1.3 16. Uluslararası Resort Turizm Kongresi için kayıtlar açıldı https://aktob.org.tr/16-uluslararasi-resort-turizm-kongresi-icin-kayitlar-acildi/ Mon, 19 Oct 2026 14:41:01 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4405 AKTOB tarafından 25–26 Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek 16. Uluslararası Resort Turizm Kongresi, turizm dünyasının ulusal ve uluslararası temsilcilerini buluşturacak. “Redefining Tourism with Collective Vision” temasıyla gerçekleştirilecek kongreye katılmak isteyenler, www.resortkongre.com üzerinden kayıt yaptırabilecek.

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB), 16. Uluslararası Resort Turizm Kongresi ile sektörün geleceğini ortak bir vizyonla değerlendirmeye hazırlanıyor. Kongrede turizmde rekabet ve iş birliği, finansal kaynak yönetimi, hava ulaşımı, yeni pazarlar, yapay zeka ve sürdürülebilirlik başlıkları ele alınacak.

Kongre buluşması, 25 Kasım akşamı Adalya Resort Lara’da düzenlenecek kokteyl prolonge ile başlayacak. 26 Kasım’da ise Nirvana Cosmopolitan’da gerçekleştirilecek kongrede, gün boyunca ulusal ve uluslararası konuşmacıların katılımıyla sektörün dönüşümüne yön veren gelişmeler değerlendirilecek.

Kamu ve sektör temsilcileri Antalya’da buluşacak

Kongrenin açılış programında AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yer alıyor.

Ulusal ve uluslararası konuşmacılar, turizmin farklı alanlarındaki deneyim ve değerlendirmelerini şu başlıklarla paylaşacak:

  • Coşkun Yurt – Coral Travel Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO: “Türk Markalarının Yükselen Gücü”
  • Sezgin Yılmaz – İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı: “Turizm Sektöründe Finansal Kaynak Yönetimi”
  • Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay – Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı: “Türkiye’nin Küresel İmajının Turizm Hareketlerine Etkisi”
  • Erkan Yağcı – TÜROFED Başkanı: Sektörel değerlendirmeler
  • Albin Loidl – Alman Seyahat Birliği (DRV) Başkanı: “Turizmde Rekabetten İş Birliğine”
  • Marcus Schnabel – SunExpress CEO: “Destinasyonların Rekabet Gücünde Hava Yollarının Değişen Rolü”
  • Garry Wilson – easyJet holidays CEO: “Talebi Harekete Geçirmek: Tur Operatörleri Destinasyon Başarısını Nasıl Şekillendiriyor?”
  • Sunil Kumar – UFTAA ve TAAI Başkanı: “Birlikte Daha Güçlü: Hindistan ile Türkiye Arasındaki Turizm Potansiyelini Harekete Geçirmek”

Turizm fuarlarının ortak değer yaratmadaki rolü tartışılacak

“Turizm Fuarlarının Destinasyonlar İçin Ortak Değer Yaratmadaki Rolü” başlıklı panel, AKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Panelde Dream Project CEO’su Volkan Ataman, GMT Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral ve EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin yer alacak.

Oturumda turizm fuarlarının destinasyonların uluslararası görünürlüğüne, ticari ilişkilerin gelişmesine ve yeni iş birliklerinin kurulmasına katkısı değerlendirilecek.

Konaklamada yapay zekayı anlamak ve uygulamak

“Konaklama Sektöründe Yapay Zeka: Liderler İçin Anlama ve Uygulama Rehberi” paneli, Hotel Linkage CEO’su Erhan Kaya moderatörlüğünde düzenlenecek. Surrey Üniversitesi’nden Dr. Erin Chao Ling ve CatchJobs Kurucu Ortağı ve CEO’su Burak Birand, yapay zekanın konaklama sektöründeki kullanımını ve yöneticiler için uygulama alanlarını ele alacak.

Sürdürülebilir turizm için ortak sorumluluk

“Sürdürülebilir Turizm: Ortak Sorumluluk, Ortak Gelecek” paneli, AKTOB ve Side Star Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Burak Bayaz moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Panelde turizmin geleceği açısından sürdürülebilirlik, paydaşlar arası iş birliği ve ortak sorumluluk yaklaşımı değerlendirilecek.

]]>
Kekova’da 4.700 Yıllık Deniz Ticaretinin İzleri https://aktob.org.tr/kekovada-4-700-yillik-deniz-ticaretinin-izleri/ Mon, 19 Oct 2026 14:04:05 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4402 Antalya’nın Kekova Adası yakınlarında yürütülen su altı kazılarında çıkarılan yaklaşık 4.400–4.700 yıllık amforalar, Doğu Akdeniz’in ticaret ağlarına ve dönemin denizcilerinin günlük yaşamına ışık tutuyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kekova’daki su altı kazılarından elde edilen buluntulara ilişkin açıklamasında, Anadolu’nun denizcilik tarihinin yeni verilerle aydınlatıldığını belirtti. Ersoy, dünyanın en eski batığı olarak nitelendirdiği alandaki çalışmaların, su altı kültür mirasının korunması açısından önemini vurguladı.

Akdeniz Üniversitesi tarafından önceki yıllarda gerçekleştirilen araştırmalarda tespit edilen batıkta, Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Doç. Dr. Hakan Öniz’in bilimsel sorumluluğunda 2026 yılında kazılara başlandı. Çıkarılan amfora örnekleri, batığın Erken Tunç Çağı’na ait olabileceğine işaret ediyor.

Akdeniz’in kadim ticaret bağlantıları

Zeytinyağı veya şarap taşımak amacıyla kullanıldığı düşünülen amforaların kil analizleri, kapların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğini gösteriyor. Benzer örneklerin Mısır’daki Giza, Saqqara ve Abusir piramitleri yakınlarında, Troya’da ve Girit’te bulunması, farklı coğrafyalar arasındaki deniz ticareti bağlantılarını ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, geminin Levant kıyılarındaki bir limandan hareket ederek Troya ya da Girit yönüne ilerlemiş olabileceği üzerinde duruyor.

Bir amforadan gemideki yaşama

Buluntular arasında, üzerinde dokuz farklı işaret ve gövdesinde iki delik bulunan bir amfora da dikkat çekiyor. Peynir veya tereyağı üretiminde kullanılan bir yayık kabı olabileceği değerlendirilen bu buluntu, denizcilerin uzun yolculuklarda gemide keçi taşıyarak süt ve süt ürünleri üretmiş olabileceklerini düşündürüyor.

Kekova’daki araştırmalar, Antalya’nın su altı arkeolojisindeki önemini pekiştirirken kentin kültür turizmi anlatısına da yeni bir boyut kazandırıyor. Bulgular, Akdeniz’i binlerce yıl önce birbirine bağlayan ticaretin, üretimin ve günlük yaşamın izlerini bugüne taşıyor.

]]>
Antalya, ATF26 ile turizmin uluslararası buluşmasına hazırlanıyor https://aktob.org.tr/antalya-atf26-ile-turizmin-uluslararasi-bulusmasina-hazirlaniyor/ Mon, 19 Oct 2026 13:55:31 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4399 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde sekizinci kez düzenlenecek Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, turizm profesyonellerini yeni pazarlar, ticari bağlantılar ve iş birliği fırsatları etrafında buluşturacak.

Antalya’nın turizm birikimini uluslararası iş bağlantılarına taşıyan ATF, otelleri, seyahat acentelerini, tur operatörlerini ve sektörün tedarikçilerini aynı platformda bir araya getirmeye hazırlanıyor. Fuar, yerel işletmelerin uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını ve destinasyonların farklı pazarlardaki görünürlüğünün desteklenmesini amaçlıyor.

AKTOB ile iş birliği protokolü

Fuar öncesinde Akra Antalya’da gerçekleştirilen basın toplantısında, ATF’nin organizatörü GMT Fuarcılık ile Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) arasında sponsorluk ve iş birliği protokolü imzalandı. Bu adım, konaklama sektörü ile fuar organizasyonu arasındaki kurumsal iş birliğini güçlendirdi.

Ticari görüşmelerin yanında sektörün geleceği

ATF26’nın programında ticari buluşmaların yanı sıra turizmin dönüşümünü ele alan oturumlar da yer alıyor. Üç günlük program; “Turizmin Yeni Düzeni” başlığıyla başlayacak, bölgesel yatırımlar, yeni pazarlar ve iş birliği olanaklarına ilişkin değerlendirmelerle devam edecek.

ATF’nin gelişimi, Antalya’nın tatil destinasyonu kimliğinin yanında turizm ticaretinin ve profesyonel buluşmaların merkezi olma potansiyelini de gündeme taşıyor. Kentin konaklama, ulaşım ve etkinlik altyapısının uluslararası sektör buluşmalarıyla değerlendirilmesi; turizmin yıl geneline yayılması ve yerel işletmelerin küresel pazarlara erişimi açısından fırsat sunuyor.

]]>
Türkiye ile Rusya arasında uçuşların artırılması gündemde https://aktob.org.tr/turkiye-ile-rusya-arasinda-ucuslarin-artirilmasi-gundemde/ Mon, 19 Oct 2026 13:14:01 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4396 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Rusya Federasyonu’ndan üst düzey yetkililerle Antalya’da bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini desteklemek amacıyla uçuşların artırılması ve ulaşım seçeneklerinin çeşitlendirilmesi ele alındı.

Toplantıya Rusya Federasyonu Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Vladimir Ilichev ve Ulaştırma Bakan Yardımcısı Vladimir Poteshkin katıldı. Türkiye tarafından ise Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt ve Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek ile ilgili kurumların temsilcileri görüşmede yer aldı.

Turizm ve ulaştırma alanındaki yetkilileri buluşturan toplantıda, hava ulaşımında iş birliğinin geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki seyahat imkânlarının artırılmasına yönelik çalışmalar değerlendirildi.

Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Ersoy, “İki ülke arasındaki turizm hareketliliğini destekleyecek, hava ulaşımındaki iş birliğimizi güçlendirecek çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Toplantıya ilişkin paylaşılan açıklamada, yeni uçuş hatları, ilave sefer sayıları veya uygulama takvimine yönelik ayrıntılara yer verilmedi.

]]>
Seyahat için yapay zeka kullanımında Çin ve Hindistan öne çıkıyor https://aktob.org.tr/seyahat-icin-yapay-zeka-kullaniminda-cin-ve-hindistan-one-cikiyor/ Tue, 13 Oct 2026 17:49:33 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4383 Yapay zeka, turistlerin seyahat fikirleri edinmesinde yeni bir kanal haline geliyor. Booking.com’un 2026 seyahat eğilimleri araştırmasına dayanan veriler, kullanımın kaynak pazarlara göre önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor.

Statista’nın yayımladığı karşılaştırmaya göre, seyahat için fikir edinmek amacıyla yapay zeka araçlarını kullananların oranı Çin’de yüzde 44, Hindistan’da yüzde 42 ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yüzde 35 seviyesinde. Brezilya’da bu oran yüzde 21, Avustralya ve Japonya’da ise yüzde 19 olarak belirtiliyor.

Ülke Kullanım oranı
Çin %44
Hindistan %42
Birleşik Arap Emirlikleri %35
Brezilya %21
Avustralya %19
Japonya %19

Veriler rezervasyonu değil, seyahat fikri edinmeyi ölçüyor

Araştırmadaki oranlar, katılımcıların seyahat ilhamı için yapay zeka araçlarına başvurmasını ifade ediyor. Bu nedenle sonuçlar, yapay zeka üzerinden yapılan rezervasyonların payı veya seyahatin tamamının bu araçlarla planlandığı şeklinde yorumlanmamalı.

Destinasyon tanıtımında kaynak pazara göre yaklaşım

Bulgular, turizm tanıtımında dijital kanalların kaynak pazarın alışkanlıklarına göre değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Çin, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi pazarlarda yapay zeka üzerinden keşfedilmek, destinasyonlar ve konaklama işletmeleri için dikkate alınması gereken bir iletişim alanı oluşturuyor.

Türkiye ve Antalya açısından bu eğilim; tesis özellikleri, ulaşım, deneyimler ve erişilebilirlik bilgilerinin güncel, açık ve çok dilli sunulmasının önemini artırıyor. Yapay zekanın seyahat kararlarının ilk aşamalarına dahil olması, destinasyonların dijital içerik kalitesini de rekabet gündemine taşıyor.

]]>
AB’de hava yolcu hakları güçleniyor https://aktob.org.tr/abde-hava-yolcu-haklari-gucleniyor/ Tue, 13 Oct 2026 17:47:41 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4381 Avrupa Birliği, hava yolcu haklarını güncelleyerek bagaj ücretlerinde şeffaflığı artırıyor, uçuş aksaklıklarında alternatif ulaşım seçeneklerini genişletiyor ve özel desteğe ihtiyaç duyan yolcuların korunmasını güçlendiriyor.

AB Konseyi’nin Temmuz 2026’da nihai onay verdiği düzenleme, uzun süredir devam eden revizyon sürecini tamamladı. Yeni çerçeve, yolcuların haklarını daha kolay kullanabilmesini ve havayollarının yükümlülüklerinin netleştirilmesini amaçlıyor.

Bagaj ücretleri daha görünür olacak

Yolcular, en fazla 40 × 30 × 15 santimetre ölçülerinde veya önlerindeki koltuğun altına sığabilen bir kişisel eşyayı ücretsiz taşıyabilecek. Havayolları, rezervasyon başlangıcında kabin bagajı dahil fiyatı gösterecek; bagajsız seçenek sunmaya da devam edebilecek.

Uçuş aksaklıklarında alternatif ulaşım güçleniyor

Havayollarının başka taşıyıcıları ve uygun alternatif ulaşım türlerini içeren çözümler sunması gerekecek. Üç saat içinde uygun seçenek sağlanmazsa yolcu kendi ulaşımını düzenleyerek, koşullar kapsamında ilk bilet bedelinin dört katına kadar masraf iadesi talep edebilecek.

Ailelere ve özel desteğe ihtiyaç duyan yolculara ek koruma

Çocuklarla seyahat eden aileler ve özel desteğe ihtiyaç duyan yolcuların refakatçileri ücretsiz olarak birlikte oturabilecek. Gidiş uçuşunun kullanılmaması, dönüş uçuşuna kabulün reddedilmesine gerekçe oluşturamayacak.

Türkiye uçuşları açısından kapsam önemli

Kurallar, havayolunun uyruğundan bağımsız olarak AB’den Türkiye’ye yapılan uçuşları kapsıyor. Türkiye’den AB’ye uçuşlarda ise taşıyıcının AB havayolu olması koşulu bulunuyor.

Antalya gibi Avrupa pazarına yoğun bağlantısı bulunan destinasyonlar açısından düzenleme; ulaşım maliyetlerinin daha açık sunulması ve uçuş aksaklıklarının daha etkin yönetilmesi bakımından önem taşıyor.

]]>
İtalya’dan turizm çalışanlarının barınmasına 120 milyon avroluk destek https://aktob.org.tr/italyadan-turizm-calisanlarinin-barinmasina-120-milyon-avroluk-destek/ Tue, 13 Oct 2026 17:23:32 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4378 İtalya, Staff House programıyla turizm çalışanlarının uygun fiyatlı konaklamaya erişimini destekliyor. Konut yatırımları ve kira desteğini birlikte içeren program, işletmelerin personel bulma ve çalışanlarını bünyesinde tutma kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

İtalya Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen ve başvuru süreçleri Invitalia tarafından yönetilen Staff House programı için 2025–2027 döneminde toplam 120 milyon avro kaynak ayrıldı. Bütçenin 54 milyon avrosu personel konutlarının yenilenmesi, modernizasyonu ve tamamlanmasına; 66 milyon avrosu ise çalışanların konaklaması için işletmelerin üstlendiği kira giderlerine yönelik desteklere ayrılıyor.

Programın temel koşulları arasında, konutların çalışanlara piyasa ortalamasından en az yüzde 30 daha düşük kira ile sunulması ve uygun fiyatlı konaklama imkânının en az beş yıl korunması bulunuyor.

Yatırım desteği kapsamında, 500 bin ile 5 milyon avro arasında uygun harcama içeren ve en az 10 personel yatağı sağlayan projeler destekleniyor. Mevcut binaların iyileştirilmesi, enerji verimliliğinin artırılması ve belirli koşullarda mobilya ile ekipman giderleri de kapsama giriyor. Kira desteğinde ise yatak başına yıllık 3 bin avroya kadar katkı sağlanabiliyor; destek tutarı işletmenin büyüklüğüne ve uygun maliyetlerine göre belirleniyor.

Ekim ayında yapılan açıklamada, 146 işletmenin nihai destek onayı aldığı ve program genelinde yaklaşık 63 bin yatak hedeflendiği bildirildi. Bu kapasitenin tamamı yeni inşa edilecek konutlardan oluşmuyor. Bakanlığın ağustos ayı verilerine göre yatırım projelerinde 3.566 yeni yatak öngörülürken, kira desteği kapsamında 60 binin üzerinde yatağın uygun fiyatlı olarak sunulması destekleniyor.

Staff House modeli, çalışanların barınma koşullarını turizm sektörünün istihdam ve rekabet politikalarıyla birlikte ele alıyor. Türkiye ve Antalya açısından da personel konaklamasının maliyeti, niteliği ve sürekliliğini değerlendirmek için incelenebilecek bir uygulama örneği sunuyor.

]]>
Kaan Kavaloğlu: “Antalya Turizm Fuarı artık bir dünya fuarı” https://aktob.org.tr/kaan-kavaloglu-antalya-turizm-fuari-artik-bir-dunya-fuari/ Mon, 12 Oct 2026 12:16:52 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4373 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde sekizinci kez düzenlenecek Uluslararası Antalya Turizm Fuarı’nın (ATF26) basın toplantısı, Akra Antalya’da gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, fuarın uluslararası konumuna ve turizmde yüz yüze iletişimin önemine dikkat çekti. Toplantı kapsamında ATF ile AKTOB arasında iş birliği protokolü de imzalandı.

Kamu kurumları, turizm sektörü temsilcileri ve basın mensuplarının katıldığı toplantıda, fuarın 2026 yılı hedefleri, uluslararası katılımcı profili ve “Hospitality Intelligence” teması kapsamında hazırlanan program kamuoyuyla paylaşıldı.

ATF ile AKTOB arasında iş birliği protokolü

Basın toplantısında, Uluslararası Antalya Turizm Fuarı ile Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokolle iki kurum arasındaki iş birliği resmiyet kazandı.

“ATF’nin geldiği noktayı tüm dünyaya taşımayı amaçlıyoruz”

Toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Antalya Turizm Fuarı’nın dünya turizmi açısından önemli bir buluşma platformuna dönüştüğünü belirtti.

Kavaloğlu, “ATF’nin gelmiş olduğu noktayı tüm dünyaya taşıma amacındayız. Bu fuar, Türkiye’nin en önemli fuarlarından bir tanesi olmasının yanı sıra Türkiye’nin en önemli uluslararası fuarıdır. Uluslararası konuşmacıları buraya getirmek, burada onlara panel yaptırmak, bizlerle birlikte çalışmalarını sağlamak gerçekten çok kolay bir şey değil” dedi.

Turizmde insan odaklı yaklaşım ve yüz yüze iletişim

Dijitalleşmenin hız kazandığı bir dönemde turizmin insan odaklı yapısını koruduğuna dikkat çeken Kavaloğlu, sektörün temelinde doğrudan iletişim ve insan ilişkilerinin bulunduğunu vurguladı.

Kavaloğlu, “Yeni jenerasyon dijitalleşmeye hızla koşuyor ama biz insana insanla hizmet etme zanaatını gerçekleştiriyoruz” sözleriyle turizm fuarlarının yüz yüze ilişkileri güçlendiren rolüne işaret etti.

Fuarın ulaştığı ölçeğin bölgesel sınırları aştığını belirten Kavaloğlu, “Antalya Turizm Fuarı sadece Antalya’nın ya da Akdeniz’in değil, bir resort bölge fuarı ve bir dünya fuarı” ifadelerini kullandı.

ATF26, uluslararası turizm profesyonellerini Antalya’da buluşturacak

“Türkiye için buluşuyoruz” mesajıyla düzenlenecek ATF26, 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Organizasyon kapsamında 100’ü aşkın ülkeden 40 binin üzerinde profesyonel ziyaretçi, 1.000’den fazla turizm markası ve 2.500’ü aşkın uluslararası seyahat acentesi temsilcisinin bir araya gelmesi hedefleniyor.

“Hospitality Intelligence” temasıyla gerçekleştirilecek fuarda turizmin geleceği, dijital dönüşüm, uluslararası iş birlikleri ve konaklama sektörünün değişen dinamikleri ele alınacak.

]]>
SAHTE REZERVASYON SİTELERİ TURİZMDE YENİ RİSK ALANI https://aktob.org.tr/sahte-rezervasyon-siteleri-turizmde-yeni-risk-alani/ Mon, 05 Oct 2026 10:25:31 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4363 Siber saldırılarda hedef artık yalnızca oteller değil, doğrudan misafir

Turizm sektöründe dijitalleşmenin hızlanması, rezervasyon ve ödeme süreçlerinin büyük ölçüde çevrim içi kanallara taşınması yeni bir siber güvenlik alanını da beraberinde getiriyor. Sahte rezervasyon siteleri, otel ve acente markalarını taklit eden alan adları ve sahte sosyal medya hesapları, artık yalnızca işletmeler açısından değil, doğrudan misafir açısından da önemli bir risk oluşturuyor.

Yeni saldırı modelinde dolandırıcıların otelin sistemlerine veya sunucularına erişmesi dahi gerekmiyor. Gerçeğine oldukça benzeyen bir rezervasyon sitesi, sosyal medya hesabı veya sahte kampanya sayfası oluşturularak tüketici ödeme yapmaya yönlendirilebiliyor. Bu nedenle siber güvenlik, oteller açısından yalnızca veri ve sistem güvenliği konusu olmaktan çıkarak marka itibarı ve misafir güvenliğinin de önemli bir bileşeni haline geliyor.

Otelin sistemi güvende olsa bile marka risk altında

Sahte rezervasyon kanallarında gerçekleştirilen dolandırıcılık işlemlerinde tüketici çoğu zaman gerçek bir otelle iletişim kurduğunu düşünüyor. Ödeme sonrasında rezervasyonun bulunmadığının anlaşılması ise doğrudan otelin marka algısını etkileyebiliyor.

Bu durum sektörde siber güvenliğin kapsamını genişletiyor. İşletmelerin kendi web sitelerini, ödeme altyapılarını ve bilgi sistemlerini korumalarının yanı sıra markalarının internet üzerindeki kullanımını da sürekli takip etmeleri gerekiyor.

Özellikle otel adına benzeyen alan adları, taklit web siteleri, sosyal medya profilleri, sahte kampanyalar ve yanıltıcı rezervasyon bağlantıları dijital marka güvenliğinin yeni izleme alanları arasında yer alıyor.

Tespit etmek kadar hızlı kaldırmak da önemli

Yeni yaklaşımda yalnızca tehdidin belirlenmesi yeterli görülmüyor. Tespit edilen sahte internet sitesi veya hesabın mümkün olan en kısa sürede yayından kaldırılması (takedown) önem taşıyor.

Bu süreç; sahte içeriğin tespit edilmesini, gerekli kanıtların oluşturulmasını, alan adı veya içerik hizmeti sağlayıcılarına bildirim yapılmasını ve içeriğin kaldırılmasına yönelik sürecin takip edilmesini kapsıyor.

Tehdidin yayında kaldığı süre uzadıkça daha fazla misafire ulaşma, ödeme alma ve markanın itibarına zarar verme ihtimali de artıyor. Bu nedenle tespit ile müdahale arasındaki sürenin kısaltılması, turizm işletmelerinin dijital risk yönetiminde önemli performans göstergelerinden biri haline geliyor.

Oteller için üç öncelikli adım

Sektör açısından öne çıkan ilk adım, dijital varlık ve marka taramasının düzenli yapılması. Açık internet, arama motorları ve sosyal medya platformlarında otel veya marka adına benzeyen alan adları ve hesapların takip edilmesi, sahte girişimlerin erken aşamada belirlenmesini sağlayabilir.

İkinci başlık, resmî dijital kanalların açık biçimde doğrulanması. Otelin gerçek internet sitesi, sosyal medya hesapları, rezervasyon ve iletişim kanallarının müşterinin kolaylıkla ayırt edebileceği şekilde duyurulması gerekiyor.

Üçüncü alan ise misafir bilgilendirmesi. Otellerin web siteleri, sosyal medya hesapları ve acente kanalları üzerinden rezervasyonun hangi resmî kanallardan yapılabileceğini düzenli olarak hatırlatması; özellikle ödeme talep eden şüpheli bağlantılara karşı misafiri uyarması riskin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Siber güvenliğin yeni boyutu: misafir güveni

Turizmde dijital güvenlik artık yalnızca otelin iç sistemlerinin korunmasıyla sınırlı değil. Bir işletmenin adı ve görsel kimliği kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık, teknik olarak otelin altyapısının dışında gerçekleşse bile sonuçları doğrudan işletmenin itibarı, müşteri ilişkileri ve marka güveni üzerinde hissedilebiliyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde oteller açısından siber güvenlik yaklaşımının üç boyutlu ele alınması önem kazanıyor: işletmenin sistemlerini korumak, dijital ortamda markayı korumak ve misafiri korumak.

]]>
EYLÜL AYI ENFLASYON VERİLERİ AÇIKLANDI, TURİZMDE KUR–MALİYET MAKASI SÜRÜYOR https://aktob.org.tr/enflasyon-0un-altina-geriledi-maliyet-baskilari-suruyor/ Mon, 05 Oct 2026 09:15:03 +0000 https://aktob.org.tr/?p=4358 Döviz gelirindeki artış maliyet artışının gerisinde kaldı

Eylül 2026’da yıllık enflasyon %29,73’e gerileyerek %30 sınırının altına inerken, turizm sektörü açısından farklı bir tablo öne çıkıyor. Döviz bazında gelir elde eden konaklama işletmelerinde döviz kurlarındaki artışın enflasyonun gerisinde kalması, gelirlerle TL bazlı maliyetler arasındaki makasın devam etmesine neden oluyor. 2026’nın ilk dokuz ayında tüketici fiyatları %24,32 artarken dolar/TL yaklaşık %13,9, euro/TL ise %10,4 yükseldi. Bu tablo, enflasyondaki düşüşe rağmen sektörün reel gelir ve kârlılık baskısının henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Eylül 2026 verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık %1,84 artarken yıllık enflasyon %29,73’e geriledi. Aralık 2025’e göre fiyat artışı ise yılın ilk dokuz ayında %24,32’ye ulaştı. On iki aylık ortalamalara göre artış %31,49 olarak gerçekleşti.

Yıllık enflasyonun %30 seviyesinin altına gerilemesi dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret ediyor. Ancak turizm sektörü açısından yalnızca enflasyonun yönü değil, enflasyon ile döviz kurlarının hareketi arasındaki fark da belirleyici önem taşıyor.

KUR ARTIŞI ENFLASYONUN GERİSİNDE

30 Eylül 2026 itibarıyla dolar/TL 49,02, euro/TL ise yaklaşık 55,70 seviyesinde bulunuyordu. Yılbaşından bu yana dolar TL karşısında yaklaşık %13,91, euro ise %10,36 değer kazandı. Buna karşılık aynı dönemde Türkiye’de tüketici fiyatlarındaki artış %24,32 oldu.

Böylece yılın ilk dokuz ayında enflasyon ile dolar/TL artışı arasında yaklaşık 10,4 puan, euro/TL artışı arasında ise yaklaşık 14 puanlık fark oluştu.

Ocak–Eylül 2026 değişimi Oran
TÜFE %24,32
Dolar/TL %13,91
Euro/TL %10,36
TÜFE – Dolar/TL farkı 10,41 puan
TÜFE – Euro/TL farkı 13,96 puan

Bu ayrışma özellikle gelirlerinin önemli bölümünü euro ve diğer yabancı para birimleri üzerinden elde eden konaklama sektörü açısından kritik önem taşıyor.

100 EURO AYNI KALDIĞINDA SATIN ALMA GÜCÜ AZALIYOR

Kur–enflasyon makasının işletmeler üzerindeki etkisini basit bir örnek ortaya koyuyor.

Yılbaşında 100 euro karşılığı elde edilen TL gelirin, euro/TL’deki yaklaşık %10,4’lük yükseliş nedeniyle eylül sonunda nominal olarak aynı oranda artmış olduğu varsayıldığında; aynı dönemde genel fiyat seviyesinin %24,32 yükselmesi nedeniyle bu gelirin reel TL satın alma gücü yaklaşık %11 azalıyor.

Dolar bazında aynı hesap yapıldığında reel kayıp yaklaşık %8 seviyesinde oluşuyor.

Bu hesap doğrudan işletmelerin “kârının %11 azaldığı” anlamına gelmiyor. Doluluk, oda fiyatları, kontrat artışları, gelir çeşitliliği ve işletmeye özgü maliyet yapıları nihai kârlılığı belirliyor. Ancak hesap, döviz bazındaki satış fiyatı aynı kaldığında kur artışının Türkiye’deki fiyat artışını karşılamaya yetmediğini açık biçimde gösteriyor.

TURİZMDE ASIL SORUN: GELİR DÖVİZ, MALİYET TL

Konaklama sektörünün gelir yapısının önemli ölçüde döviz bazlı olmasına karşılık iş gücü, enerji, gıda, bakım, ulaşım, kira ve çok sayıda hizmet kaleminin Türkiye’deki fiyat hareketlerinden etkilenmesi, kur–enflasyon dengesini sektör açısından kritik hale getiriyor.

Eylül ayında yıllık fiyat artışı konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %39,99, ulaştırmada ise %35,10 seviyesinde gerçekleşti. Bu oranlar hem genel enflasyonun hem de döviz kurlarındaki yıllık artışın üzerinde bulunuyor.

Maliyet baskısı hizmet tarafında da devam ediyor. TÜİK’in son açıklanan Ağustos 2026 verilerine göre Hizmet Üretici Fiyat Endeksi yıllık %33,29, aylık %2,87 arttı. Eylül ayında Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ise yıllık %27,38, aylık %2,07 yükseldi.

Dolayısıyla manşet enflasyondaki gerileme, turizm işletmelerinin maliyet yapısına aynı hızda yansımış değil.

ENFLASYON DÜŞÜYOR AMA REEL GELİR BASKISI DEVAM EDİYOR

Sektör açısından tabloyu yalnızca “enflasyon %30’un altına düştü” şeklinde değerlendirmek yeterli değil.

2026’nın ilk dokuz ayında fiyatlar %24,32 yükselirken euronun TL karşısındaki artışının yaklaşık %10,4’te kalması, özellikle Avrupa pazarlarında euro üzerinden satış yapan işletmeler açısından önemli bir kur–maliyet makasıoluşturuyor.

Başka bir ifadeyle, otelin euro bazındaki fiyatını değiştirmediği varsayımında TL geliri artıyor; ancak Türkiye’deki maliyetler bundan daha hızlı yükseliyor. İşletmenin bu farkı oda fiyatlarına yansıtması ise uluslararası rekabet nedeniyle sınırsız değil.

Antalya’daki bir otel fiyatını yalnızca Türkiye’deki enflasyona göre belirleyemiyor. İspanya, Yunanistan, Mısır ve diğer Akdeniz destinasyonlarının fiyatları, kaynak pazarlardaki tüketicilerin satın alma gücü, tur operatörü kontratları ve hava yolu maliyetleri de fiyatlama üzerinde etkili oluyor.

Bu nedenle enflasyonun gerilemesi olumlu olmakla birlikte, kur artışı ile maliyet artışı arasındaki fark kapanmadığı sürece konaklama sektörünün reel gelir ve marj baskısının devam etmesi bekleniyor.

2027 KONTRATLARINDA KUR–MALİYET DENGESİ DAHA KRİTİK

Bu görünüm 2027 sezonu açısından da önem taşıyor.

Turizm sektöründe fiyatların ve tur operatörü kontratlarının önemli bölümü sezon başlamadan aylar önce belirleniyor. Buna karşılık enerji, işçilik, gıda, bakım ve diğer operasyonel giderler yıl boyunca değişmeye devam ediyor.

Dolayısıyla sektör açısından yalnızca enflasyonun düşmesi değil; enflasyon, kur ve işletme maliyetlerinin birbirine daha yakın ve öngörülebilir bir patikada hareket etmesi önem taşıyor.

Kurun maliyet artışlarının belirgin biçimde gerisinde kaldığı dönemlerin uzaması, döviz kazandırıcı bir sektör olan turizmde yüksek ziyaretçi ve gelir rakamlarına rağmen işletme düzeyinde reel kazanç ve marjların baskı altında kalmasına yol açabiliyor.

KAVALOĞLU: “ENFLASYON DÜŞERKEN SEKTÖRÜN REEL KAZANCINI DA KORUMALIYIZ”

Eylül verilerini değerlendiren AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, yıllık enflasyonun %30’un altına gerilemesinin ekonomi açısından olumlu bir gelişme olduğunu ancak turizm sektörünün performansının değerlendirilmesinde kur–maliyet dengesinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Kavaloğlu şu değerlendirmede bulundu:

“Enflasyondaki aşağı yönlü seyri olumlu değerlendiriyoruz. Ancak turizm açısından tabloya farklı bir pencereden de bakmamız gerekiyor. Sektörümüz döviz kazandırıyor fakat maliyetlerimizin çok önemli bir bölümü Türkiye’de oluşuyor. Yılın ilk dokuz ayında enflasyon %24’ün üzerinde gerçekleşirken eurodaki artış yaklaşık %10 seviyesinde kaldı. Dolayısıyla gelirlerimiz ile maliyetlerimiz aynı hızda hareket etmiyor.”

Turizm işletmelerinin maliyet artışlarını doğrudan fiyatlarına yansıtamadığını vurgulayan Kavaloğlu şöyle devam etti:

“Turizm uluslararası rekabetin en yoğun yaşandığı sektörlerden biri. Antalya’nın fiyatını yalnızca Türkiye’deki maliyetlere göre belirleme imkânımız yok. İspanya, Yunanistan, Mısır ve Akdeniz’deki diğer destinasyonlarla aynı müşteriye, aynı pazarlarda rekabet ediyoruz. Maliyetlerimiz enflasyonla yükselirken döviz gelirimizin TL karşılığı aynı hızda artmıyorsa, doğal olarak işletmelerimizin reel kazancı ve marjları üzerinde baskı oluşuyor.”

Kavaloğlu, 2027 sezonuna ilişkin fiyatlama sürecinde öngörülebilirliğin kritik olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Bizim açımızdan önemli olan yalnızca enflasyonun aşağı gelmesi değil, bu düşüşün işletme maliyetlerine de yansımasıdır. Kur, enflasyon ve maliyetler arasında daha dengeli ve öngörülebilir bir yapı oluşması gerekiyor. Turizmde kontratlarımızı aylar öncesinden yapıyoruz. Buna karşılık maliyetlerimiz sezon içerisinde değişmeye devam ediyor. Bu nedenle 2027’ye giderken sektörün uluslararası rekabet gücünü ve reel kazancını birlikte koruyabileceğimiz bir dengeye ihtiyacımız var.”

Kavaloğlu, sektörün bundan sonraki dönemde yalnızca ziyaretçi sayısına değil, ekonomik değer üretimine odaklanması gerektiğini belirterek, “Antalya’nın hedefi daha fazla ziyaretçinin ötesinde, ziyaretçi başına geliri, geceleme gelirini ve yarattığımız katma değeri artırmak olmalı. Hizmet kalitesinden ödün vermeden daha yüksek değer üretmek ve bunu işletmeler açısından sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüştürmek zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.

]]>